Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan.

Şimdi çok merak ediyorum, çocuklar aynı neşe ve çoşkuyu hissediyorlar mı acaba, Anıtkabir'e gitmek gerçekten içlerini çok heyecanlandırıyormu, Ata'ya çiçek götüreceğiz diye elleri ayaklarına dolaşıyormu. Stadyumda yürüyeceğiz diye uykuları kaçıyormu veya oynayacakları ront, folklör, piyes ne varsa artık oradaki rolü unutmamak üzere tekrar yaparken midelerine sancı giriyormu ?
Yoksa tamamen kural, kaide, yapılması gereken bir tören, okunması gereken bir şiir, şarkı, marş, v.s diye düşünüp, hadi bugün 23 Nisan yapalım da bitsin acelesi içinde olan öğretmenlerin eşliğinde bir gidip gelme midir, bir mecburiyeti yerine getirme midir çok merak ediyorum. Etrafımda gözlemlediğim ne çocuklarda, ne velilerde, ne öğretmenlerde bu heyecanı, sevinci bulamıyorum da, çok merak ediyorum. Nasıl yapacaklar, böyle yetişirlerse, kendi çocuklarına nasıl ve neyi aktaracaklar. Aynı şeyleri 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında da düşünüyorum. İyi ki her iki bayramda da görev almışım o anları yaşamışım. Halâ tv de izlerken, marş duyunca, ront yaparlarken izleyince heyecanlanıyorum, gözlerim yaşarıyor sonra da resmen ağlıyorum. Yaşlanmak mı, yoksa başka türlü duygular mı bunlar..