28 Ocak 2011

Müzik ve Sinema

Bu sıralar Aşkın Nur Yengi şarkıları dinlemek bana çok iyi geliyor, ne güzel besteler ve ne güzel bir ses. Pek özlemişiz, ne kadar çok olmuş onu dinlemeyeli. Yine hepsi güzel şarkılar, sadece 1-2 şarkıyı dinleyip kenara koyacağınız değil, her zaman severek dinleyeceğiniz ve çabucak eskimeyecek, dinledikçe güzelleşecek parçalar var. Benim favorim "Öpeyim Geçsin" ve "Ayrı Gayrı". Çok tavsiye ediyorum, alın evde, arabada dinleyin. İçiniz bir güzel olsun, ısınsın, aşık olun.

İki güzel insan bir araya gelip film çevirmişler. Çok beklentiyle gitmişim biraz şaşırdım ama sonradan düşününce epey etkileyici bir film olduğuna karar verdim. İnsanın aşık olunca nasıl değiştiği, kararlarının, davranışlarının, düşüncelerinin ve yaptıklarının ne kadar farklılaştığını anlatan, ilk bakışta hoş ve boş gibi duran ama ince ince bakarsan pek etkileyici sahnelerin olduğu bir film. Anne Hathaway ile Jake Gyllenhaal'ın oynuyorlar. Bence bu filmde çok şekerler, ikisinin de geleceğin parlak, olgunlaştıkça daha da güzelleşecek ve iyi oyuncular olacaklar. İkisini de pek beğenirdim zaten. Bence görün bu filmi.

Frida Kahlo Sergisi

Yeni senenin ilk sanat olayı benim çok sevdiğim bir sanatçının sergisine gitmek oldu. Pera Müzesinde "Frida Kahlo"sergisi var. Çok seneler önce hayatını okuduğum sonra sinema filmini gördüğüm ve kişiliğine, duruşuna, azmine, hırsına, sevmesine ve onca acıya rağmen hayatı bir yerde boşvererek yaşamasına hayran olduğum Kahlo'nun tabloları, kendi portre fotografları, kocası Diego Rivera'nın eserleri sergileniyor. Daha fazla olacağını hayal etmiştim, 40 yapıt gelmiş, bence görülmeli. Ama o müzede beni asıl şaşırtan "Çarlık Rusya'sından Sahneler" sergisi oldu. Bu sergiden haberim yoktu gitmişken onu da gezdik. Resimden çok anlamam, hele Rus ressamlarını hiç bilmem ama gördüğüm en etkileyici tablolar oradaydı. "Yaroşenko" "Repin" "Şişkin" "Makovsky" isimli Rus ressamların eserleri birer harika. Hele Yaroşenko'nun eserleri  biraz daha fazla bakarsanız adeta canlanıp konuşacaklar. Benim ilk okuduğum romanlar Rus romanlarıydı ve çok etkilenirdim, hem anlatılan atmosfer, soğuk ve kar, hem de aşk, sefillik veya Çarlık bir arada anlatılırdı ve hayalimde canlandırırken adeta orada olurdum. Bu tablolarda da gördüğüm sahneler aynı etkiyi yaptı, sanki resme girip orada oluyorsunuz. Ne kadar güzel ince detaylar, tiplerin her birinin farklı yüzleri, giysileri, ortam, tabiat ve portreler harikaydılar. Bu iki sergi de muhakkak görülmeli, Marta kadar devam edecek, haberiniz ola. Bu da en beğendiğim Frida Kahlo portre fotografı.