İlk okuldan beri kitap okumayi çok seven, gittikçe edebiyata gönül veren, sonra da yazmayı keşfeden, böylece hem içini rahatca döken, hemde bir gün bir gazete ekinde köşe yazma hayali ile yaşayan bendenizin, zamana, duruma, olaylara, iç halime göre döktürdükleri.
16 Nisan 2013
Pembe - Beyaz Yaseminler
Bunlar da nefis kokulu yaseminler, yollarda, bahçelerde ve benim balkonumda açıyorlar ama balkondaki ağır gidiyor, yollarda gördüklerimi her geçişte kokluyorum, konuşuyorum, onlara bakıyorum, sabahları içim açılıyor. Doğa bu zamanlar ne kadar zengin, ne kadar güzel ve ne kadar cömert. Her köşeden ayrı bir renk, ayrı bir koku, ayrı bir güzellik önüme çıkıyor, yerlerdeki papatyaları ve gelincikleri saymıyorum bile. Bir de adını bilmediğim mor çiçekler var, yaprakları çizgili gibi harika bir şey hepsinin duruşları ayrı güzel. Haftada bir masanın üzerine de bir buket yapıyorum sarı, beyaz papatya, gelincikler ve mor çiçekler. Bahar ne güzel şey. Doğanın uyanışı, havanın ısınışı, insanların içinin açılması, kuşların şarkıları. Bir bütün olmanın daha çok içine gelmesi, durup düşündüğün zaman aklının almaması, tüm bu güzelliklerin senin içinde uyandırdığı hisler, yenilenmek, içini, dışını temizlemek, arınmak, boşaltmak, hataları silmek, yeni bir sayfa açma isteği, birikmiş, eskimiş, bozulmuş ne varsa hepsini atıp, yeni ve yeniden taze şeylere yer açmak. Böyle bir durumlar var bu sıralar işte. Bahar başına vurdu derler ya hani....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder