30 Nisan 2009

Mutlukent

Adı üstünde mutlu insanların yaşadığı yer gibi düşünür insan değil mi inşallah öyledir. Benim de bundan sonraki hayatımı geçireceğim yer olacak, Şekerpınarı dolaylarında bir bölge, ufak bir dairem vardı, üç sene içinde iki kiracı oturdu çıktı, tam yenisi ile kira kontratı yapacaktım, iş bitti haberi geldi, aynı güne denk gelirmi bu kadar mı olur tesadüf yani. Ama tesadüf değil işte sanki ?
Neyse şimdi orasını kendime alıştırmaya çalışıyorum, kendi evim, badanası, boyası, çelik kapısı, parkesi yapılmış, güneş gören balkonu olan küçük ama sevimli bir yer. Herkes orada nasıl yaşıyorsa ben de yaşayacağım. Beş dakkada Beşiktaş, on dakkada Nişantaşı yapamıyacağım, bir dolmuşla Taksim'e çıkamıyacağım, yürüyerek sinemaya, konsere gidemiyeceğim, market on adım mesafede değil, arkadaşlar hele hiç değil. Ama çok şükür arabam var, bir saat içinde yine şehre gelebilirim, sosyal aktiviteleri azaltarak, dostlarla daha seyrek görüşerek, birşeylere daha uzaktan, daha yavaş, daha sakin bakabilirim, belki biraz kendi tempomu yavaşlatırım ve de daha çok içe dönerim diye düşünüyorum. Insan sözlerine, dileklerine çok dikkat etmeli. Birgün otururken, tv veya gazete haberlerinden, olaylardan, insanlardan, olan biten abukluklardan o kadar sıkılmış, o kadar bunalmıştım ki, ben inzivaya çekilmek istiyorum yaa demiştim. Bunlardan uzaklaşmak istiyorum, ruhumu dinlendirmek istiyorum demiştim. Öyle dünya nimetlerinden elini eteğini çekmek değil de mücadele, kavga, karmaşa, koşturma olmadan yaşamak, hırslardan arınmak, stresle yaşamamak, herşeyin ve her anın tadını çıkarmak, niye dünyaya geldiğimi hatırlamak, sakin ve asude yaşamak istiyorum diye geçirmiştim. Belki de bu isteğim gerçekleşecek. Yeni taşınacağım yerdeki bir komşu burada huzuru bulursunuz, korkmayın demişti. İnşallah diyorum.

1 yorum:

can dedi ki...

Her başlangıç bir umut taşır. Sevgili dostum.