8 Haziran 2006

Reklam Dünyası

Bugünlerde reklamlara taktim, Coca Cola'nin en son reklamina dikkatle bakıyormusunuz, nekkaddar detay var, ne şekiller, ne renkler, nasıl bir hayal dünyası bunu kurdu, yazdı, çizdi çekti. Sonra eenn son çıkan Akbank reklamı, o ne yaratıcılık, o ne şekille anlatmak, o kadar insanı kurgulamak, çekmek, renkler, valla çok hoşuma gitti. Hangi ajans yapmış daha keşfedemedim ama bizzat kutlamak isterim.
Şimdi bir de şu siteye girip bakın, bayılacaklsınız, valla bunları seyrederken gözlerim yaşarıyor bir tuhaf oluyorum, bana nee oluyorsa.....

http://video.google.com/videoplay?docid=-6619348680894852835&q=coca+cola

Acaba bu reklam dünyasında mı çalışsaydım, ne kadar kendi yaratıcılığımı kullanırdım, daha da ilerleymiydi, yoksa hiç yokmuydu? Yazmayı seviyorum, orada ne kadar ve ne yazardım acaba falan filan yani. Insan bazen şöyle durup düşünüyor şimdi olduğum gibi olmasaydım, şimdi yaptığım işi yapmasaydım, şimdi burada oturmasaydım ne olurdu ???? Ahh, tühh, keşke gibi şeyler hissetmek istemiyorum, böyle pişmanlıklar yaşayacak vakit geçti artık ama ya böyle değil de öyle olsaydı ne olurdu acaba diyorsun ara sıra.
Bir de daha cesaretli olsaymışım, değiştirmekden, denemekten korkmasaymışım diyorum, insan eenn içini dinlemeli, enn derinde yatanı duyabilmeli, hangi tip işler seni açar, hangi tip çalışma seni daha başarılı kılar, hangi hayatı istiyorsun, dene, korkma, ilerle. Sağlamcı olmak yüzünden bazen pasif kalıyorsun, pasif davranıyorsun, işte bir gün geliyor yaa keşke diyorsun...
Ama bir yandan da kader kısmet diye birşey var, buna da çok inanıyorum, Allah senin karşına senin o anda neye ihtiyacın varsa, neyle ilgili öğrenmen gereken birşey varsa, veya testler varsa, onu veya o kişileri çıkartıyor, onlarla karşılaştırıyor diye düşünüyorum.
İş hayatım nerede başladı nerelere geldi, çok şükür para kazandım, hayatımı kurdum, birçok istediğim şeyleri kendi imkanlarımla, kendi başıma gerçekleştrdim, hala da devam ettiriyorum ama bütün hepsini gözden geçirir de bir muhasebe yapmam gerekirse ; cesaretle atılmak, gözünü kapayıp bazı şeyler için risk alma katsayım düşük kalıyor.
Onun için benden size tavsiye, gençken, daha herşeyi ince ince düşünemezken, ayaklarınız daha toprağa değil de havaya yakın yaşarken, cesaret edin, gözü kara olun, değişiklik yapmaktan korkmayın, deneyin, gidin, içinizin götürdüğü yere kadar gidin.
Ayy nasıl geldik buralara, neler diyorum.
Havalar "normale" oldu da nefes alıyoruz biraz dimi, bugün bana cuma gibi geliyor nedense, öğlenleri önümüzdeki parkın içindeki cafelere gidip çimlerin üzerinde oturmak, birşeyler yerken gazete okumak ne iyi oluyor bilseniz.
Bir kere bütün negativite toprağa geçiyor (ayakların çimlere basacak), başında ağaçların hışırtısı, serinliği, kuşların cıvıldamaları, tabiatın içindesin hissi böyle seni ofis gerginliğinden, şehir gürültüsünden uzaklaştırıyor, pek iyi geliyor, bulduğunuz ilk fırsatta ve parkda deneyin.

Ne demiş şair ;

2 yorum:

Adsız dedi ki...

sekerim aynen benim ruh halimi anlatmissin. benim de bi ooole gidesim var bugunlerde. gitmesem bile hayatimda bir degisiklikler istiyorum, daha anlamli bir hayat istiyorum. daha ulvi hedefler koyabilmek, daha derin dusunebilmek istiyorum. kredi karti borclarimi degil, tekamul evrelerimi dusunmek istiyorum. ooooff offff
peki bunlari istiyorum da niye yapamiyorum, onu ben de bilmiyorum.
BurcuS.

ender dedi ki...

coca reklamina bayildim, cagimizin sanat eserleri bunlar iste. Rönesans zamaninda yoktu!
(sen derin konularda bende havai reklamlarda!!) eskiden tam tersiydim, içim karalar baglayip durdu, simdi light takılıyorum, iyi geliyor!